| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | rummage through f. | (çanta/çekmece) karıştırmak | ||
|
Tom rummaged through the drawer. Tom çekmeceyi karıştırdı. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | rummage through f. | -in içini karıştırmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | rummage through something f. | (çanta/çekmece vb) karıştırmak | ||
| Öbek Fiiller | rummage through (something) (for something) f. | (bir şey) bulmak için (bir şeyi) arayıp taramak | ||
| Öbek Fiiller | rummage through (something) (for something) f. | (bir şey) bulmak için (bir şeyin) her tarafını aramak | ||
| Öbek Fiiller | rummage through (something) (for something) f. | (bir şeyi) karıştırıp (bir şey) bulmaya çalışmak | ||
| Öbek Fiiller | rummage through (something) (for something) f. | (bir şey) bulmak için (bir şeyin) altını üstüne getirmek | ||
| Öbek Fiiller | rummage through (something) (for something) f. | (bir şey) bulmak için (bir şeyi) didik didik aramak | ||